
MU KITASI
İlahi Misafirler

MU KITASI " İlahi Güçler "
Bizim Dünyamız Evrendeki Yaşam Olan Gezegenler İçinde En Genç Olandır.
Aşağıya bakıldığında çok uzaklarda gökyüzünün beyazlığıyla birleştiği uçuk mavilik koyu alımlarla gelen koca bir denizin silueti ile doluydu. Kocaman dalgaların ufukta bıraktığı izlerin yerini küçük küçük dalgalar dolduruyor ve altın sarısı ince kumla dolup sahile adım adım yaklaşıyordu.
Burası insanların tüylerini diken, diken eden yüksek uçurumların oluşturduğu koca bir dağın zirvesi. Ve tam bu dağın zirvesinde kenarları altın sırma ile işli kırmızı bir pelerinine sarılmış, gri saçlı, uzun boylu, dünyadaki tüm mavileri ve renkleri kıskandıran mavilikteki gözlere sahip, uzunca yüzlü bir adam elindeki nişane asasıyla ufkun birleştiği yerin tam üstündeki çok yüksek bir noktaya gözlerini dikmiş, öylece akşamın karanlığını bekliyordu.
Akşam denizden esen ılık rüzgârlarla kucaklaştığında, gökyüzündeki mavi alaca yerini koyu karanlığa terk etmeye hazırlanıyordu. Her bir santim karanlık gökyüzünü kapladığında sanki kaplanan o yerden saklanmış bir yıldız kendisini belli etmek ister gibi kıpır kıpır yanıp sönmeye başlıyordu.
Tepede bu anları bekleyen adam ise hala sarınmış olduğu pelerinin tek bir noktasını dahi kıpırdatmadan, öylece gözlerini tek bir noktaya dikmiş, sanki randevusu varmış gibi aynı noktaya bakmaya devam ediyor.
Bu yaşananların olduğu tarih ve bugüne baktığımızda binlerce yıl öncesi geçmişten gelen bir anı ve koca bir insanlık tarihin ise ilk sayfasının konuşulacağı gündü. Bu adamın adı ONEAS. Bu yüce kişi 70.000 yıl önce dünyaya destek veren koca bir kavimin içinden o güne gelen bilgelerden biriydi.
Evrenlerin tek sahibi Bir ve Tek olan yaratıcı, ONEAS'A genç Dünya’ya yardım etme emrini verdi.
Oneas, her biri özel yeteneklere sahip kişilerden hazırlanmış birlikte geldiği bir ekibe sahipti. Tanrı’nın yarattığı genç Dünya'nın gerçek sahipleri olan Dünya insanlarına her konuda yardım edeceklerdi. Böylece genç dünyanın genç insanları onların gösterdiği yoldan giderek ve aldıkları eğitimler sayesinde gelecekteki zamanlar için hazır olacaklardı. Bu yaratıcının en önemli emriydi.
Çünkü bu genç ve yeni Dünya’nın insanlarını çok yakın bir gelecekte çok büyük tehlikeler bekliyordu. Onları yakın zamanda karşılaşacakları birçok tehlikeye ve kötü enerji salan her şeye karşı onlara kalkan olacak pozitif enerjinin hâkim olduğu bir güce getirecek eğitim vermeleri gerekmekteydi.
Yaratıcının Dünya’yı var ettiği andan beri olan dengenin iki tarafı vardı. Bir tarafı negatif diğer tarafı ise pozitif idi. Onların görevi pozitif tarafında yer alacak bu insanları, bu yeni ve genç Dünya’nın pozitif enerjisi tarafını tutacak şekilde eğitmek ve yaşamlarını idame ettiren insanlar olarak yetişmelerini sağlamaktı.
Burada oluşlarının asıl sebebi ve önemli görevlerinin ilk sırasında bu görev yer almaktaydı.
Ancak zaman çok dardı. Bunun nedeni ise çok önemliydi. Çünkü bu genç Dünya’nın insanlarının nesli yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştı. Dünyanın oluşumu nedeni ile iklim şartları aşırı değişmiş ve yaşam olan yerlerde ciddi kuraklıklar, ekolojik sıkıntılar ve özellikle Dünya’da başlayan buzullaşma nedeni ile yaşamsal değerleri kaybeden insanların büyük bir bölümü ölmüş ve ölümler devam diyordu.
Geç kalınacak bir müdahale, daha kötü sonuçlara gebeydi. O zamana kadar, belli evrimler geçirmiş, yaşama tutunarak gelişmiş bu genç ve yeni Dünya’nın insanları, bu ciddi sorunlar ve süre gelen tabiat şartları nedeni ile yok olma tehlikesi ile karşı karşıyaydı. Bu neden ile bu müdahale ve yardım için daha fazla geç kalmaları mümkün değildi.
Dünya’da ki aşırı iklim koşulları karşısında bu insanların soyları yok olma tehlikesi altındaydı. Soylarının tükenmesi demek genç Dünya’nın yeniden başa dönmesi demekti ve yaratıcı buna müsaade etmeyeceği için orada bulunuyorlardı. Oneas ve ekibi buna mani olmak için orada ne mümkün ise onu yapmaya hazır olarak bulunuyorlardı.
Dünya oluşumunun bu zor sürecinde yer alan bu önemli gününde, Dünya’nın yeni bir ufka doğru adım atmasının tarihi olan bugünde, ONEAS'ın beklediği misafirleri ile işte bu yeni çağın imzasını atacaktı. Bu tarih, yani bugün Dünya insanlık tarihi için miladi bir önem taşımaktaydı.
Gece çoktan gerilerde kalmıştı, akşam koyu karanlık cübbesini giymiş ve cübbesi ile gökyüzünü alabildiğine sarmış, karanlığa meydan okurcasına yıldızlar bir yerden emir almış gibi binlercesi birden kıpır kıpır yanıp sönerek, karanlığa sevgi katmaya, duygu katmaya ve karanlığı yumuşatmaya çalışıyordu.
Koca adam vaktin hızla yaklaştığını çoktan anlamıştı. Bakmış olduğu noktada ki koyu karanlığın içinde şimdi çok ufak, hafif kırmızı ve zaman zaman başka renklerle parlayan bir yıldız gibi çok küçük bir ışık oluşmuştu.
Ona baktığınız zaman grileşmiş omuzlarından aşağıya dökülen uzun beyaz saçları ve içinde pırıltılar olan nerede ise laciverte yakın o koyu mavi gözleri ile kaya gibi sağlam yapısı belli olan bir insan görüyordunuz.
Ama detaylara inerek daha dikkatli baktığınızda fark ettiğiniz bu yüce kişide ki diğer önemli görüntü ise onun sadece düşünce adamı olmadığı aynı zamanda derin güçleri olan bir savaşçı tarafının da olduğunu görmemek mümkün değildi.
Oneas ailesi ve ekibi ile birlikte bu genç Dünya'ya geleli en fazla yirmi yıl olmuştu. Bu genç Dünya'ya ilk geldiklerinde, yaşam koşullarına uygun form ve yetenekleri olduğu için kolay uyum sağlasalar da verilen görevin zorluğu ve şartlarının gerçekte çok da kolay olmadığını biliyorlardı.
Oneas büyük fedakârlıklar yapmıştı. Ona görev verildiği anda bu fedakarlığın onun sonu olmadığını, yaratıcının görevlileri tarafından ona anlatılmıştı. Ayrıca bu bilgiler onunla berber olacak herkese de verilmişti.
Yaratıcının bu konuda özel olarak görevlendirdiği insanların Oneas'a yaptıkları ilk açıklama ve verilen bilgiler şöyleydi;
“Sen evinin kapısından çıkıp eve geri döndüğünde aradan geçen zamanı hatırlasan da bu süre milyonlarca yıl sürmüş olsa bile ne ailen ne çevren, bu geçen süre içinde senin bir başka zaman ve yerde olduğunu anlamayacak ve bilmeyecekler. Bu geçen zaman süreci sonunda senin görevin bitmiş olup evine sanki bir dakika önce kapıdan çıkmış ve evine geri dönmüş gibi olacaksın.
Tüm evrenlerde var oluşta ki en büyük güç olan bu pozitif enerjiyi, iyi veya kötü bir şekilde kullanabilirsiniz. Bu yaşam enerjisinden çok daha farklı bir enerjidir. Her şekilde iyi veya kötü kullanma kararı kişiye ait olup hatalı kararının cezasını göze alarak kullanabileceği bir enerjidir.
Özel işaretlenmiş ve sizin eğittiğiniz bu insanlar daha sonra ki yaşamları sırasında bu bilgileri genetik olarak birbirlerine devrederek nesiller boyunca yaşamlarına devam edecekler.
Onlar daha sonra sizin görev yapacağınız Dünya’da karşılaşacağınız seçilmiş ve işaretlenmiş öğrenme yetenekleri ve kabiliyetleri yüksek üstün zekâya sahip olan insanlardır.
Böyle devam eden kitabın sayfaları okuyarak çevirdiğiniz de beyninizin her noktasından sanki kıvılcımlar çakarken, acaba dan çok daha fazlasını size düşündürecek birçok soru okuduğunuz her sayfada karşınıza çıkacak.
Uluç Levent ERTURHAN
Görevini ve Misyonunu Gerçekleştiren Işık Taşıyıcıları Uyku ve Dinlenme Bilmeden Yanıyor ve Işığını Dünyaya Taşıyorlar.
Sizler Uyandırıldınız. Yoksa Hala Öbür Tarafa Dönerek Tekrar Uykuya mı Yatacaksınız?
YASAL UYARI -LEGAL NOTICE / COPYRIGHT STATEMENT
YASAL UYARI / TELİF HAKKI BEYANI
Bu web sitesinde yayınlanan ve/veya reklam ve duyuru amacıyla bir şekilde yayınlanan ve/veya e-postada ve benzeri yolla yollanan asıl yazılan eser veya herhangi bir yazılı ve/veya ekli tüm yazılı içerik (PDF, Word veya diğer formatlarda) tarafımdan yazılmış özgün bir eserdir. Türkiye Cumhuriyeti Fikri ve Sanatsal Eserler Kanunu No. 5846 ve ilgili uluslararası telif hakkı anlaşmaları (Bern Konvansiyonu ve WIPO anlaşmaları dahil) uyarınca, bu eserin tüm ekonomik ve manevi hakları münhasıran yazara aittir.
Bu içerik, yazarın önceden yazılı izni olmadan hiçbir şekilde veya hiçbir platformda tamamen veya kısmen kopyalanamaz, alıntı yapılamaz, yayınlanamaz, dağıtılamaz veya kullanılamaz.
İzinsiz kullanım, çoğaltma veya dağıtım, daha fazla bildirimde bulunulmaksızın yasal işlem başlatılmasına neden olacaktır. Tüm yasal haklar saklıdır. © Levent ERTURHAN – Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz kullanım yasaktır.
LEGAL NOTICE / COPYRIGHT STATEMENT
All original written content, including any written and/or attached content (in PDF, Word, or other formats), published on this website and/or in any way for advertising and announcement purposes, and/or sent via email or similar means, is an original work written by me. In accordance with the Turkish Republic's Law on Intellectual and Artistic Works No. 5846 and relevant international copyright agreements (including the Bern Convention and WIPO agreements), all economic and moral rights to this work belong exclusively to the author. This content may not be copied, quoted, published, distributed, or used in whole or in part in any way or on any platform without the prior written permission of the author. Unauthorized use, reproduction, or distribution will result in legal action without further notice. All legal rights reserved. © Levent ERTURHAN – All Rights Reserved. Unauthorized use is prohibited
